7242 SAYILI YENİ İNFAZ YASASI UYGULAMA ŞEKLİ

11 May

7242 SAYILI YENİ İNFAZ YASASI UYGULAMA ŞEKLİ

 

YENİ İNFAZ YASASI UYGULAMA ŞEKLİ

İnfaz hukuku ceza hukukunun bir dalıdır. Ancak infaz hukukuna  bizde gerektiği kadar önem verilmemiştir. Son dönemlerde hukuk fakültelerinde seçmeli ders olarak okutularak bir nebze olsun bu konu aşılmaya çalışılmış ise de infazla ilgili yeterli bir eğitimin verilmediğini söyleyebiliriz. Ayrıca devamlı değişen infaz rejimi düzenlemeleri karşısında infazı iyi bilen avukat, hakim ve savcılarda her düzenlemeden sonra bilgisiz kalabilmektedir.

İnfaz hukuku: Ceza mahkemelerince verilen mahkumiyet kararlarının nasıl ve ne şekilde infaz edileceğini gösteren ceza hukukunun bir parçasıdır.

Bizim ceza skalamız genellikle 1 yıl ile 5 yıl,- 5 yıl ile 8 yıl arasındadır. Esasında ceza yasası bu ceza skalası arasında hakime olayın oluş şekli, sanığın pişmanlık derecesi, suçun kasıtlı mı taksirli mi işlediğine ilişkin her olayın kendine özgü yönlerini enine boyuna araştırıp iyi bir yargılama yapması için geniş taktir yetkisi vermiştir. Ancak ceza hakimlerimiz bu taktir yetkisini henüz gerektiği gibi kullanmamaktadır.

Bu anlamda infaz mahkemelerince verilen kararın yerine getirilmesi anlamı taşır. İnfaz keskin bir kılıç gibidir. Yani hükümlüyü aldığı cezadan yatıramazsınız. Nasıl ki hükümlüyü aldığı cezadan fazla yatıramıyorsak verilen cezadan az da yatıramayız. Yasa gereği ne kadar yatırmamız gerekiyorsa o kadar yatırmak zorundayız. Fazla yatırırsak hükümlünün hakkı, az yatırırsak kamunun hakkı zedelenmiş olur.

Adli Para Cezaları da Aynı Düzenlemeye Tabidir

İnfazın önemi verilen cezanın caydırıcılığı anlamında önem arz etmektedir.

TCK 45’te iki türlü ceza öngörülmüştür.

1-Adli para Cezaları

2-Hapis Cezaları

TCK 50.Maddede belirtilen güvenlik tedbirlerinin infazı ise denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

İnfaz edilirken infaz kanunu 4.Meddesi çok önemlidir. Maddede mahkumiyet hükümleri kesinleşmeden infaz edilemez kuralı getirilmiştir.

Öncelikle Ceza mahkemelerince verilen mahkumiyet kararlarının kesinleşmesi gerekir.

Kesinleşme şekiller;

1-5 yıl ve az cezayı gerektiren suçlarda istinaf kararının verilmesiyle,

2-5 yıl ve daha yukarı cezayı gerektiren suçlarla yasa gereği Yargıtay temyizine açık başka suçlar bakımından Yargıtay onamasıyla,

3-Temyiz ve istinaf edilmeden veya süre kaçırılması suretiyle mahkemesinde kesinleşen mahkumiyet kararlarıdır.

Yerel mahkeme mahkumiyete ilişkin kesinleşen mahkeme kararlarını kesinleşme şerhi işleyerek infaz savcılığına gönderir. Bu tür kesinleşmiş mahkeme kararlarının gecikmeksizin gönderilmesi gerekir. Zira artık ceza zamanaşımı süresi başlamıştır.

İnfaz savcılığı kesinleşerek kendisine gönderilen mahkumiyet kararları için öncelikle şu hususlara dikkat eder;

1-Verilen mahkumiyet kararı kasıtlı suçlarda 3 yıl ve 3 yıldan az bir ceza ise,

2-Taksirli suçlarda 5 yıl veya 5 yıldan az cezaya hükmedilmişse savcılık hükümlünün adresine çağrı kağıdı göndermek suretiyle,

1-Verilen mahkumiyet kararı kasıtlı suçlarda 3 yıldan daha fazla  bir ceza ise,

2-Taksirli suçlarda 5 yıldan daha fazla bir  cezaya hükmedilmişse İnfaz savcılığı UYAP üzerinden derhal bir yakalama emri çıkartır. Bu yakalama emrince hükümlü nerede yakalanırsa oranın ceza  evine gönderilir.

Verilen mahkumiyet kararı kasıtlı suçlarda 3 yıl ve 3 yıldan az bir ceza ise, taksirli suçlarda 5 yıl veya 5 yıldan az cezaya hükmedilmişse savcılık hükümlünün adresine çağrı kağıdı gönderir demiştik. Çağrı kağıdını alan hükümlü veya avukatı en yakın infaz savcılığına başvuru yaparak infaz erteleme talebinde bulunabilirler. İnfaz kanunu 17.Maddesi gereğince meşru bir mazereti varsa teminat mukabilinde 1 yıl veya yeniden talep halinde 1 yıl daha erteleme kararı verebilir.Yeni infaz düzenlemesiyle savcılığın erteme taleplerinin reddine ilişkin infaz hakimliklerine itiraz yolu da açılmış oldu. Önceki düzenlemede bu tür kararlara karşı nereye itiraz edileceği belli değildi.

Adli para cezalarında mutlaka hükümlünün ilam adresine para cezasına ilişkin ödeme emri çıkartılır. Tebliğden itibaren 30 gün içinde iş para cezasını ödemesi gerektiği yazılır. Hükümlü ya 30 gün içinde verilen para cezasını öder, ya da taksit talebinde bulunur.

Eğer hükümlü işbu 30 gün içinde verilen para cezasını ödemezse infaz savcılığı mahkemenin belirlediği oran üzerinden verilen cezayı hapse çevirir. Aynı zamanda 6545 sayılı yasa gereğince 1 gün 2 gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrilerek hükümlünün adresine yeniden çağrı kağıdı gönderilir. Çağrı kağıdında gel para cezan hapse çevrildi hapis cezası da kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine çevrildi, diye hükümlü çağrılır. Hükümlü gelirse belediye, adliye gibi kamu kurumlarında kamuya yararlı bir işte çalıştırılır. Her çalıştığı 2 saat 1 gün infazından sayılır.1 günde de en fazla 8 saat çalıştırılarak para cezası infazı gerçekleşmiş olur.

Güvenlik tedbirleri de neticede bir tedbir olduğu için Denetimli  Serbestlik Müdürlükleri tarafından yerine getirilir.

Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlüye bir çağrı kağıdı göndererek 10 gün içinde müdürlüğe gelmesini ister.10 gün içinde gelen hükümlüye denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlü için bir denetim planı hazırlar. Bu plana göre hükümlü verilen cezaya ilişkin kararın infazı yapılmış olur.

7242 sayılı infaz yasasının getirdikleri:

İnfaz yasaları genel itibariyle 2+2=4 2*2=4 eder şeklinde açık, kesin, net ve  anlaşılır olmalıdır. Ancak bu özelliği hem yeni infaz yasası için hem de genel itibariyle bugüne değin gelen yasalar için söylememiz pek de mümkün görünmüyor. Ancak buna karşın infaz yasasında bu denli değişiklik yapılmasını zaruri kılan bir takım etkenlerin olduğunu da görmezlikten gelmemiz mümkün değildir.

Böyle bir infaz yasası değişikliğini zorunlu kılan sebeplerin başında; Ceza evlerinde hali hazırda 300 bine ulaşmış tutuklu ve hükümlü sayısının mevcut olması, bu sayı ceza evleri kapasitesinin çok çok üzerindedir. Aynı zamanda corona virüsü sebebiyle yoğun olan cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin korunması amaçlanmıştır. Geçici 9.Madde ile açık ceza evlerindeki mahkumların 31.05.2020 tarihine kadar izinli olarak tahliyeleri sağlanmıştır.

Ceza Evlerindeki Yoğunluğun Sebepleri Nelerdir:

1-Eski ceza yasamızda ve eski infaz yasamızda ½ oranı ve ayda 6 gün indirim söz konusuydu. Yani 01.06.2005 tarihinden önce hükümlü 647 sayılı eski infaz yasasına göre cezasının %40 ını yatıyordu.01.06.2005 tarihli 5275 sayılı yeni infaz kanunu ile bu oran 2/3 e çıkarıldı. Dolayısıyla önceden %40 cezaevinde yatan hükümlü 2/3 oranıyla artık hükmedilen cezanın %60 ını yatmak durumunda kadı.        

2-Yoğunluğun sebeplerinden ikincisi İstinaf Mahkemelerinin kurulmasıyla birlikte artık 5 yıl ve daha az cezayı gerektiren suçlar İstinaflarda görüldüğünden, 15 bölgede kurulan istinaf mahkemelerinde verilen kararların hızlı bir şekilde kesinleşmeye başlaması, buna bağlı olarak Yargıtaya giden dosya sayılarında azalma olması ve rahatlayan Yargıtayın da dosya inceleme hızının artması ve bu verilen kararların kesinleşerek infaza gönderilmesi yoğunluğu artırmıştır.

3-15 Temmuz hain darbe girişimi sebebiyle cezaevleri mevcudunun normalin dışında artması, ceza evi mevcudunun üç yüz binlere ulaşması, standardın çok üzerinde bir mahkum sayısının olmasına karşı bir önlem alınması gerekiyordu. Bu neden 7242 sayılı yasa çalışması yapılmıştır.

7242 sayılı yasadan önce 671 sayılı kararname vardı. Bu kararname ile 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlarda belli suçlar hariç 2/3 oranı ½ ye indirildi. Aynı zamanda denetim süresi 2 yıl olarak belirlendi. Bu şu anlama geliyordu.01.07.2016 tarihinden önce suç işlemiş ve ceza almış bir hükümlü ½ şartla tahliye edilerek 2 yıla, 2 yılda denetimli serbestlik sürelerinden faydalanarak ceza evinden çıkıyor veya cezaevine girmiyordu. Bu şekilde 4 yıl ve 4 yıldan az ceza alan bir hükümlü cezaevine girmeden denetimli serbestlik sürelerinden faydalanarak cezasını infaz etmiş oluyordu.

7242 sayılı yasa ile 01.07.2016 tarihi 30.03.2020 tarihine çekilmiş oldu.107.Maddede belirtilen istisna suçlar; terör suçları, uyuşturucu ticareti suçları, cinsel saldırı ve istismar suçları, kasten öldürme, yüzün sürekli değişikliğine sebebiyet veren kasten yarama suçu ve kadına karşı şiddet suçları, işkence ve eziyet suçları, özel hayatın gizliliğine ilişkin suçlar ile devletin güvenliğine yönelik ve MİT kanunundan kaynaklanan suçlar   hariç olmak üzere ½ oranı şartlı tahliye olarak kabul edildi.

Artık hükümlü istisna suçlar hariç diğer suçlar bakımından 30.03.2020 tarihinden önce bir suç işlemişse ½ şartla tahliye indiriminden faydalanacak aynı zamanda denetimli serbestlik aynı yasayla 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından 2 yıldan 3 yıla çıkartıldığı için 3 yıllık denetimli serbestlik süresinden de faydalanmış olacaktır.

İstisna suçlar hariç 6 yıl ve 6 yıldan az ceza alanlar ve ceza evinde olanlar tahliye olacaktır.Ceza evinde değilse bir şekilde cezası kesinleştiği halde dışarıda olan hükümlüler için de cezası 3 yıldan fazla olduğu için yakalama emri çıkarılacak veya hükümlü infaz savcılığına bizzat başvuru yapacaktır.Savcılık öncelikle hükümlünün aldığı cezaya bakacak. İstisna suçlardan değilse 6 yıl veya 6 yıldan az bir ceza almışsa hemen bu kişiyi açık ceza evine alacak. Açığa alınma yönetmeliğinin geçici 1.maddesi gereği 3 gün ceza evinde tutacak. Bu 3 gün hükümlü için müddetname düzenlenecek,ceza evi yönetimi tarafından hükümlünün iyi halli olduğuna dair idare ve gözlem kurulu raporu tanzim edilecek, infz kanunu 105/A gereğince de infaz hakimliği tarafından denetimli serbestlik kararı ile hükümlü serbest bırakılacak.

Sonuç olarak 30.03.2020 tarihinden önce işlenen istisna suçlar hariç cezası 6 yıl ve 6 yıldan az olanlar yeni yasal düzenleme ile 3 gün ceza evinde kalarak infaz hakimi tarafından serbest bırakılacak.

Peki yeni yasada başka iyileştirmeler var mı? Şimdi bu iyileştirmelerin neler olduğuna dair öne çıkanları belirtelim.

0-6 yaşında çocuğu olan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş veya 65 yaşını bitirmiş hükümlüler açısından da iyileştirmeler söz konusu.

0-6 yaşında çocuğu olan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler açısından denetimli serbestlik süresi 2 yıldan 4 yıla çıkartıldı. Yani bu şartı taşıyan hükümlüler şartla tahliyesine 4 yıl kalmış bir hükümlü denetimli serbestlikten faydalanarak tahliye olacaktır. Başka bir örnek ile belirtirsek bu kimselerin 8 yıl ceza aldığını varsayalım.1/2 şartla tahliye ile bu ceza 4 yıla düşecek, 4 yılda denetimli serbestlik süresi eklenince 8 yıl cezasını infaz etmiş olacağından tahliye olacaklardır. Burada da istisna suçlar hariç tutulmuştur.

Çocuk hükümlüler bakımından ; çocuk hükümlüler için hiçbir şekilde terör müddetnamesi yapılamaz. Çocuk hükümlülere mutlaka normal müddetname yapılması gerekir. Çocuk hükümlüler de ½ şartla tahliyenin yanında 15 yaşından küçük çocuklar için 1 gün 3 gün sayılacak, 18 yaşından küçük ise 1 gün 2 gün sayılacak ve denetimli serbestlik süresi de hesap edilerek bu  şekilde cezası infaz edilecektir.

Özellikle çocuk hükümlüler bakımından bu yasal düzenlemeden sonra istisna suçlar hariç hemen hemen tüm çocuk hükümlüler için yeniden müddetname hazırlanması gerekir.1 gün 3 gün 1 gün 2 gün mahsuplarının acilen yapılması gereklidir.

Ayrıca çocuklara ilişkin 3713 sayılı terör kanununda belirtilen suçlardan hükümlü çocuklar ¾ şartlı tahliye oanıyla yatmakta iken bu sefer terör suçundan hükümlü çocuklr için 2/3 şeklinde oran düşürülmüştür.

Terör olmayan örgüt suçları bakımından ¾ oranında cezalar infaz ediliyordu. 7242 sayılı yasa ile bu oran 2/3 e indirilmiştir. Şimdi buradaki ayrımı nasıl yapmamız gerekir ona bakacağız. Ayrım için öncelikle ilgili mahkemenin kararına bakacağız, eğer kararda 3713 sayılı yasa kapsamında terörle ilgili bir mahkumiyet varsa ¾ oranında infaz gerçekleşecek. Ancak kararda 3713 sayılı terör yasası uygulanmamışsa bu durumda bu örgüt suçu için 2/3 oranında infaz gerçekleşecektir.

İstisna suçlar bakımında denetimli serbestlik süresi 1 yıldır. Bununda şartları var tabi. Yeni yasa ile önceden var olan açık ceza evinde 6 ay  kalma şartı kaldırılmıştır. Ancak açığa ayrılma şartlarını taşıması gerekecektir. Bu şartı taşıyanlar 1 yıllık denetimli serbestlik imkanından faydalanırlar.

Normal suçlar bakımından 30.03.2020 tarihinden önce işlenmiş suçlarda denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak uygulanacaktır. İstisna suçlarda ise 30.03.2020 tarihinden önce de sonra da denetimli serbestlik süresi 1 yıldır. Sadece 6 aylık açık ceza evinde kalma şartı kaldırılmıştır.

İstisna suçlardan olan uyuşturucu ticareti yapma ve kullanma suçu ile cinsel saldırı suçlar bakımından 28.06.2014 tarih ve 6545 sayılı yasal düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenleme 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup   28.06.2014 tarihinde önce işlenmiş uyuşturucu suçları ile  cinsel saldırı suçlarında 2/3 oranında uygulanacak, 28.06.2014 tarihinden sonraki uyuşturucu ve cinsel saldırı suçlarında ¾ oranında uygulama  devam etmektedir. Yeni yasada uyuşturucu suçları bakımından her hangi lehe bir düzenleme getirilmemiştir. Ancak cinsel suçlar bakımından yukarıda belirttiğimiz gibi 28.06.2014 tarihinden önceki suçlar için 2/3 oranı, 28.26.2014 tarihinden sonra işlenmiş cinsel suçlar için ise ¾ oranı uygulanmakta idi. Yeni yasada nitelikli cinsel suç ayrımı yapılarak TCK 102/2-103-104/2-3 maddelerindeki düzenleme çerçevesinde mahkeme kararına bakacağız bunlardan bir mahkumiyet varsa ¾ oranı uygulanacaktır. Ancak 102/1,104/1,105 maddelerince cinsel taciz suçlarından mahkum olmuşsa 2/3 oranından faydalanacaktır.

Mükerrir suçlar bakımından bir suç işleyip kesinleşen ve bu suç kesinleştirktikten sonra yeni bir suç işleyen kişi mükerrirdir.İkinci işlenen suçun infazında infaz kanunun 108 maddesinde düzenlenen mükerrirlere göre infaz uygulaması yapılır.

Mükerri suçlarda önceden ¾ oranı geçerliydi. Yeni yasada mükerrir suçlular bakımından bu oran 2/3 e indirilmiştir. Ancak hükümlü 1.suçu işledi, 2.Suçta mükerrir, 3 .Suçu da işlemişse 2 kez mükerrirliği var ise şartla tahliyenin geri alınması uygulanamaz. Mükerrirlere de 1 yıllık denetimli serbestlik süresi uygulanır.

Şartlı tahliyede lehe kanun uygulama prensibi geçerlidir. TCK 7/3.Fıkrası der ki, Şartla tahliye hariç infaz hükümlerine ilişkin hükümler derhal uygulanır. Şartla tahliye hariç dediği için burada lehe olan uygulamaya bakmamız gerekir. Şöyle bir örnekle izah etmeye çalışalım. Suç tarihindeki infaz kanununa göre hükümlünün bir müddetnamesi yapılır. Hükümlü yakalanamadı aradan belli bir süre geçti kaçtı, teslim olmadı vs. sonra yakalandı yakalandığı tarih itibariyle infaz kanununa göre bir müddetname daha yapılır. Her iki müddetname karşılaştırılır. Bu karşılaştırmada hangi infaz rejimi uygulaması hükümlü lehine ise o infaz rejimi uygulanır. Biz buna infaz rejiminin lehe uygulaması diyoruz.Hatta denetimli serbestlik açısından da hükümlünün suç tarihi ve yakalandığı tarihteki infaz rejiminin lehe olanı uygulanır.

Yeni yasada cinsel saldırı suçlar, uyuşturucu suçları ve terör suçlarında her hangi bir oran değişikliği olmamıştır.3/4 oranı ve 1 yıl olan denetimli serbestlik süres devam etmektedir.Kasten adam öldürmede TCK 81,82,83 maddeleri uygulanmışsa şartla tahliye indirim oranı 2/3 olacaktır.Yeni yasada ayrıca canavarca bir hisle yaralama suçu getirilmiştir. 87/2-d yüzde sürekli değişiklik yüze kezzap atılması gibi,işkence,eziyet,devletin sırrına karşı suçlar,suç işlemek için örgüt kurmak,örgüt suçları ile özel hayatın gizliliğine karşı işlenen suçlarda indirim oranı 2/3 tür.Bunlar haricindeki diğer tüm suçlarda ½ dir.

Yeni yasada denetimli serbestlik için şuna dikkat etmek lazım.30.03.2020 tarihinden önce istisna suçlar dışındaki diğer suçlar için denetimli serbestlik süresi 3 yıl.30.03.2020 den sonraki tüm suçlar ve suçlular bakımından 1 yıldır.

İnfaz yasasının geçici 9/5.Maddesi gereğince Açık cezaevinde bulunan hükümlüler korona virüsü sebebiyle 31.05.2020 tarihine kadar izinli olarak evlerine gönderilmişlerdir. Bu hükümlülerin evlerinde geçirmiş oldukları bu süre infazdan sayılacaktır.

Aynı zamanda geçici 9/6 maddesinde terör ve örgütlü suçlar hariç toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar 1 ayını, 10 yıl ve daha  fazla olanlar 3 ayını kapalı ceza infaz kurumlarında geçirmiş olan iyi halli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl ve daha az süre kalanlar, talepleri halinde acık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.    

Önemli değişiklerden biri de infaz hakimliğidir. Önceden yerel mahkeme kararını verir, karar kesinleşir  ve işbu karar infaz savcılığına gönderilirdi. İnfaza ilişkin tüm talep ve itirazlar işlemler yerel mahkemesi tarafından yapılırdı. Bundan sonra infaza ilişkin tüm talep ve itirazlar infaz hakimliklerine yapılacak. İnfaz hakimleri infaz hukuku bakımından uzmanlaşmış hakimlerden oluşacak. Tüm infaza ilişkin işlemler ve kararlar infaz hakimlikleri tarafından çözülecek. Buna ilişkin  düzenleme 01.09.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.

İnfaza ilişkin tüm talep, itiraz, şikayetlerin bir istisnası infaz kanunun 98.Maddesidir. madde gereği yeni bir yasa çıkar ve ceza düşürülürse uyarlama değerlendirme kararları mutlaka kararı veren kendi mahkemesince verilecektir. Bunun haricindeki infaza ilişkin tüm talep, itiraz  ve şikayetler infaz hakimliği tarafından yapılacaktır.

Hükümlünün avukatı olarak infaz savcılığına infaz ertelemesi için başvurduk diyelim. İnfaz savcısı da bu talebi reddetti. Şimdiye kadar infaz savcılarının bu tür işlemlerine karşı yasada her hangi bir hüküm yoktu.7242 sayılı bu yasayla artık bu durum da netleşmiş oldu. İnfaz savcısının bu tür işlemlerine karşı infaz hakimliğine itiraz yoluyla müracaat hakkı getirildi. Bu anlamda infaz hakimliğinin kurulmuş olmasını ve uzmanlaşmış hakimlerle çalışacak olmasını çok önemli bir değişiklik olarak değerlendirmemiz gerekir.

İnfaz uygulamasında müddetname çok önemlidir.Müddetnme süre belgesi demektir. İnfaz savcıları hükmü kesinleşen hükümllüler hakkında müddetname düzenlerler. Bu müddetnameye istinaden hükümlü cezevinde şartla tahliyesine kadar kalır. Şartla tahliyesine 1 yıl kala hükümlü cezaevinde kalır.Son 1 yılda denetimli serbestlikten faydalandığı için tahliye olur.

30.03.2020 tarihinden önceki yağma suçundan 10 yıl hapis cezası almış olsun.Aynı zamanda mükerrir olmamış olsun. Yağma suçu istisna suçlardan olmadığı için ½ şartlı tahliyeden faydalanır. Geriye kaldı 5 yıl. Aynı zamanda 30.03.2020 tarihinden önce işlenen bir suç olduğu için 3 yıl denetimli serbestlik süresi indirimi yapılır. Neticede 10 yıl ceza almış birisi 2 yıl hapis yatarak cezası infaz edilmiş olacaktır.

Aynı suçun 30.03.2020 tarihinden sonra işlendiğini varsayalım. Yağma suçu istisna suçlardan olmadığı için ½ şartla tahliye indiriminden faydalanır. 10 yıl almış olduğu hapis cezası ½ gereği 5 yıla iner. 30.03.2020 tarihinden sonra işlenmiş bir suç olduğu için 1 yıl denetimli serbestlik süresinden de faydalanacağı için 5-1=4 yıl cezaevinde kalarak cezası infaz edilmiş olacaktır.

Diyelim ki, suç istisna suçlardan ise ve 30.03.2020 tarihinden önce ise mesela terör suçu ise kişi terörden 8 yıl hapis cezası almış olsun. 30.03.2020 tarihinden önce veya sonra olmasının bir önemi yoktur. Her hakujarda ¾ şartla tahliye indirimi ile 1 yıl denetimli serbestlik indiriminden yararlanacağı için 8x ¾ =6-1=5 yıl cezaevinde kalacaktır.

Ancak terör suçlarında hükümlülerin denetimli serbestlik süresinden faydalanmarı için hükümlünün açığa ayrılma şartlarını taşıması gerekir. Disiplin suçu işlememiş olacak. Yönetmelik gereği örgütten ayrıldığına dair cezaevi gözlem kurul raporu olacak,bu şartlar sağlanmışsa 8 yıl ceza almış bir terör suçlusu 5 yıl cezaevinde yattıktan sonra tahliye edilecektir.

Bir başka örnek; istisna suçlardan suçlu mükerrir olsun.12 yıl hapse mahkum olmuş olsun.30.03.2020 tarihinden önceki mükerrirlerde ¾ ünü ceza infz kurumlarında geçirmesi gerekirdi. 30.03.2020 den sonra ise bu oran 2/3 e indiği için 9 yıl yerine 8 yıl cezaevinde kalacaktır.

Ezcümle 6 yıl ve 6 yıldan az ceza almış olanlar 3 gün ceza evinde kalacak. Bu süre müddetnamenin hazırlanması, ceza evi göslem kurul raporunun hazırlanması 105/A infaz hakimliğinin denetimli serbestlik kararının verilmesi için geçen süre olarak değerlendirilmektedir.

Mesela birisi 30.03.2020 tarihinden sonra komşusunu kasten yaralamış ve 5 yıl ceza almış olsun. ½ şartla tahliye gereği 2 yıl 6 ay 30.03.2020 tarihinden sonra olduğu için 1 yıl denetimli serbestlik süre indirimi ile birlikte bu suçu işleyen kişi 1 yıl 6 ay ceza evinde kalacaktır. Aynı suç 30.03.2020 tarihinden önce olmuş olsaydı 3 gün cezavinde kalıp tahliye olacaktı.

Yeni yasada lehe şöyle bir düzenleme daha getirilmiştir. Önceden şartla tahliye olan hükümlü bi hakkın tahliye tarihine kadar geçen sürede suç işlememesi gerekiyordu. Eğer bu tarhler arasında kasti bir şuç işlerse ve bu cezada kesinleşirse bu durumda şartla tahliyesi yanıyordu. Yeni düzenleme ile işlenen suçun cezasına bakılacak. Diyelim ki bu kişi 4 aylık cezayı gerektiren bir suç işlemiş olsun. 4 ayın iki katı 8 aydır.8 ayda 240 gün olduğu için 240 gün infazından yanar. Bihakkın tahliyesine 100 gün kalmışsa bu durumda 240 gün değil 100 günlük şartla tahliyesi yanmış olacak.

Erken yaşta evlilik ile ilgili olarak bir düzenleme bu kanunla getirilmemiştir. Ama bu durum maalesef toplumun kanayan yarası olarak karşımızda durmaktadır. Bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu aşikardır.  Özellikle bu tür suçlar düğün dernek yapılarak erken yaştaki çocukların evlenmesiyle birlikte daha sonra bu birliktelikten çocuk olması ve bu çocuğun hastanede doğması ile hastane yönetiminin suç duyurusu sonucu başlayan bir cezalandırma süreci söz konusudur. TCK 30/4. Fıkrasında yapılacak basit bir düzenleme ile bu problem çözülecektir diye düşünmekteyiz.

Bir problem de bu suçların cinsel saldırı suçlarıyla aynı değerlendirmesi hem küçük yaştaki evlenmiş çocuğu, hem onun anne babasını ve hem de evlenen kocayı toplumda rencide etmektedir. Erken yaştaki çocukların evlendirilmesine ben de karşıyım. Ancak bunun erken yaşta evlilikler için yapılacak yasal bir düzenleme ile cezalandırılmasının daha doğru ve hakkaniyetli olacağını düşünmekteyim.



 

TECRÜBELİ AVUKATLAR, YARATICI ÇÖZÜMLER

Avukatlarımız genellikle soru cevap eğitimi almış olduklarından dolayı kendilerine bir konu hakkında yöneltilen sorulara karşı hızlı ve doğru bir şekilde cevap verebileceklerdir. Sorulan sorular, davanın ne şekilde yürütüleceği hususunda da karşı tarafın aydınlanmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda ne tür kayıplar ya da kazanımlar yaşanılabileceğine dair de bilgiler almak isteyen kişiler mutlaka avukata soru sormalıdırlar.

AVUKATA SOR